İLERİ DERECE MİNE KAYBI VE AŞINMALARDA TEDAVİ YAKLAŞIMI
Erozyon, atrizyon (diş gıcırdatma) veya abrazyon gibi fiziksel ve kimyasal faktörlere bağlı olarak dişin sağlıklı mine dokusu %50’nin altına düştüğünde, kalan dokuyu korumak ve fonksiyonu geri kazandırmak için tam kron (kaplama) tedavisi endikedir. Bu vakada da ciddi doku kaybı yaşayan hastamızın dişlerini kurtarmak ve güçlendirmek için kapsamlı bir restorasyon süreci planladık.

NEDEN TAM KRON VE MONOLİTİK ZİRKONYUM TERCİH EDİLİYOR?
Madde kaybının bu denli yüksek olduğu durumlarda, dişi çepeçevre saran tam kronlar en güvenilir tedavi yöntemidir. Bu vakada üst yapı materyali olarak monolitik zirkonyum tercih ettik. Monolitik zirkonyum, tek bir bloktan kazınarak üretildiği için kırılma ve çatlamalara karşı olağanüstü bir direnç gösterirken, estetik açıdan da doğal dişe çok yakın bir görünüm sunar.


FİBER POST İLE DİŞİN YENİDEN İNŞA EDİLMESİ VE UZATILMASI
Kalan diş dokusu çok az olduğu için doğrudan zirkonyum kaplama aşamasına geçmek mümkün değildi. Bu nedenle, öncelikle dişi adeta temelden yeniden inşa ettik. Ön dişlerin kısalan boyunu uzatmak ve yapılacak zirkonyum kaplamalara sağlam bir temel oluşturmak amacıyla diş köklerine fiber post uyguladık. Bu işlem sayesinde dişler, ideal uzunluklarına ve formlarına yeniden kavuşturuldu.
FİBER POST KULLANIMININ DİŞİN ESNEKLİĞİNE ETKİSİ
Dişi yeniden yapılandırırken klasik metal pimliler yerine fiber post kullanmamızın biyomekanik açıdan çok önemli bir nedeni bulunuyor. Fiber post materyali, doğal diş yapısının esneklik katsayısına son derece benzer özellikler taşır. Bu uyum sayesinde, çiğneme kuvvetleri karşısında dişin doğal esnekliği korunur, dişe binen yük dengeli bir şekilde dağıtılır ve ileride oluşabilecek kök kırıklarının önüne geçilmiş olur.
ÖN DİŞLERDE ZİRKONYUM İLE ESTETİK VE GÜÇLÜ SONUÇLAR
Fiber post ile desteklenip boyları uzatılan ön dişlerin üzerine son aşama olarak monolitik zirkonyum kronlarımız yerleştirildi. Gerçekleştirdiğimiz bu yapısal ve estetik tedavi sayesinde, aşınarak formunu yitirmiş dişler hem mekanik olarak maksimum dirence ulaştı hem de hastamız sağlıklı, doğal ve estetik bir gülüşe kavuştu.
